« Önceki | Sonraki »

2/7/2008

BİTMİŞ BİR SEVGİ ÜZERİNE...

Bitermiş en acısı, bitermiş sevgiler...

Masal gibi başlayan herşey bitmiyor, masal gibi...

Gökten 3 elma düşmüyor insanın başına...

 

İnanmak zor geliyor inanmak...

Sabahlara kadar el ele oturmalar...

Dizlerinde uyumalar...

En ateşli öpüşmeler, sadece bir cümleyle bitiyormuş...

Ve gidenin ardından dökülüyormuş mısralar...

 

Sarılınca dünya durur gibi gelirdi...

Yalanmış,yalanmış...

Ölümü kabullenememeyi anlarım ama verilen emekler...

Bir cümleyle biter mi?

Bitiyor işte ve ben ordan öyle seyrediyorum...

 

Yaptığım en iyi şey en güçlü olmam gereken zamanda hıçkırarak ağlamak...

Ne kadar basit ne kadar kolayca...

Kızıyorum kendime kızıyorum...

Mısralara akan kelimeler içime akan zehir...

İçimde kaldıkça beni  öldürüyor, bitiriyor...

 

Seni görünce parlayan gözler artık parlamıyor...

Seni görünce açılan kollar artık açılmıyor...

Sarılınca kalbinin sesini duymuyor...

Öpmüyor o dudaklar artık öpmüyor...

 

Ve nedenini bilmediğin yada bilemediklerinden dolayı bitiyor rüyalar...

En güzel yerinde uyanmak uykunun, gece 3- 5 nöbetine gitmek...

Kurduğun hayallerin başka bahara kalması...

Hatta o baharın hiç gelmeyeceğini bilmek ne acı tanrım ne acı...

 

Direnmek hayata, insanlara, kadere...

Ama kendi kendimize direnememek, istenmeyen kişi olmak...

Bunu şimdi yazıyorum ve biliyorum ki...

Geçmiş, geleceği müjdelemiyecek bana...

Kendisini sevgisine adamış bir adamın zehiri bu kelimeler...

Bırakında bu beyaz kağıtta kalsın...

Bırakında hayat bir daha aynı rolü verirse...

Oynamasın, çıkmasın sahneye...

Bahaneler üretsin kendince...

Severek ayrılmak ve sevdiğinin sevmediğini bilmek...

Bunu kaldırmak zor heryerde...

İyilikten marazın doğduğu dünyada...

Topladığı çiçekleri atmaktan başka çaresi olmayan...

Geçen günlere acıyan, ağlayan, elinden birşey gelmeyen adamın...

Sözleri bunlar...

O kadar...

24/6/2008

Az mı çok mu?

Geçen günler acıdan başka birşey vermiyor bana...
Kimileri diren diyor kimileri çek git diyor...
Yine insanlar haddinden fazla konuşuyor...
Tamamen ezbere beni tanımadan...

Çıkarsız ilişkilerin adamı olmak mı zor...
Güven kazanmak uğruna kendinden tavizler mi vermek...
Bence hiçbiri...
Hiçbiri benim kadar gerçek ve benim kadar yalan değil...

Birşeyler arasında kalmak...
Sebebini bilmediğin şeyler uğruna yaşamaya çalışmak...
Ne senden ne de ondan olabilmek o kadar zor ki...
Yaşam denen bu çizgide dümdüz gidebilmek çok zor...

İpi eğmeye çalışanlar o kadar çok ki...
Düzeltmeye çalışanlar az kalıyor yanlarında...
Senin düşmeni bekleyenler o kadar çok ki...
Onların eğlencesinde malzemeleri olup alkışlamak için...

Herşey o kadar çok ki...
Azın değerini bilemiyorsun...
Birileri az dedikçe çokları daha çok diyor...
Ama herşeyin çoğunu...

Aşkın, eğlencenin,paranın...
Ve herşeyin...
İşte sen bunların tam ortasındasın...
Herşeyden azar azar olsun benim olsun...

Ahhh oğlum seni yaşatırlarmı sanıyorsun...
Ya sömüreceksin yada sömürülecksin...
Var mı orta yolu onların gözünde...
Var mı?Hiç zannetmem...

Şimdi yine soruyorlar az mı çok mu?
Ben yine onlara inat o insancıklara inat...
Hepsinden azar azar diyorum...
Çok kaşınıyorum çok onların gözünde...
Ellerini oğuşturmaya devam ediyorlar...

24/6/2008

UMUT

Umutların azaldığı bir dünyada umut için koşturuyorum...
Yok yok umudum vardı aslında...
Bir sabah kalktım yatağımdan yanımda değildi...
Önce sağa sola koşturdum şuursuzca...
Sonra istanbul manzaralı evimden bağırdım umut diye...
Ama yoktu işte...
Kabullenmem gerek dediler günlerce, kabullen dediler defalarca...
Ama kolay değildi ki kabullenmem...
Siyaha boyadığım evin duvarlarında, yatak çarşafımla beyaz olan tek şey umudumdu...
Oda bir sabah uçtu gitti habersizce...
Ben şimdi nasıl uyuyacaktım geceleri o yatağımda...
Bir yanım boştu artık, bir yanım yoktu artık, bir yanım...
Gelir dediler günlerce gelir...
Boğazdan hangi gemiler gelip geçti de o geçmedi penceremden...
Bazen bir rüzgar girdi penceremden o sandım...
Bazen yağmur yağdı çatıma o sandım...
Bazen sokaktan gelen çocuk sesi sandım....
Ben sandım sürekli ama o usanmadı benle uğraşmaktan...
Bir çocuk sesi geldi sonunda dışardan umut, umut diye...
Umuttu o çocuk evet ama benim umudum değildi..
Yüzünde mutluluk yoktu, yüzünde neşe yoktu...
En önemlisi o benim değildi...
Umudum gitmişti bir sabah...
Günlerce, gecelerce ağladım umut diye diye...
Ben babaydım, o oğul sarılırdık biz bize...
Bir sabah beyaz bir güvercin oldu uçtu penceremden...
Hiç bir anı bırakmamıştı giderken...
Evet o benim oğlumdu, umudumdu...
O bana aşıktı ben ona...
Ne yapıyorduk ki hayat sana...
Bir simit bir peynirden başka bir lüksümüz varmıydı ki...
Ne yapıyorduk hayat sana...
Bugünü düşünmekten başka çaremiz varmıydı ki...
Umut gideli çok oldu o odadan...
Duvarlar yine siyah, çarşafım yine beyaz...
Gözlerim gözlerini arıyor...
Zaten artık penceremden İstanbulda görünmüyor...
Anlıyacağınız umut gideli, herşeyim değişmişti...
Umut gideli İstanbulum değişmişti...
Umut gideli babası değişmişti...
Umut gittiğinden beri şiirimde değişmişti...
Aslında giden umut değildi o yine bu odada oturuyordu...
Umutla birlikte benim ruhum bu şehirden uçup gitmişti...
Kaybedilen umutlara ve geri gelmesi zor olan umutçuklara yazılmıştır...

24/6/2008

...nokta

Bu sıralar çok kullanıyorum üç noktayı
Ya bulamıyorum kelimeleri,Ya da tamamlamak zor geliyor geceyi...
Yorgun düştüm son zamanlar.
Hep başkaları tamamlıyor heceyi
Bense çözemiyorum bilmeceyi...
Zor saatler geçiriyor bu vücudum,
O sabrediyor ben sabrediyorum
Bakalım hangimizi haklı çıkaracak bu üç noktalar...
Nereye baksam karşımdalar.
Kah küfür sonundalar,
Kah en güzel duygulu cümlenin sonundalar...
Zavallı ben.
Kurtulamıyorum onlardan.
Derin yaralar açmalarına seyirci kalıyorum...
Bak yine karşımdalar.
Ya sabır çektiriyorlar bana
Ya da günah çıkartıyorlar karşımda...
Aslında düşmemek için muhtacım onlara
Ah o üçü yok mu üçü, yan yana gelmeyince
Geçmiyor günüm güzel...
Onları görünce bazen üstlerine basıyorum.
Bazen kendimi kasıyorum.
Neyinize güveniyorsunuz siz noktalar...
Düşünüyorumda bazen onları.
Biri birinden ayrılsa tanırmıydım onları,
Onları ortak edermiydim yaşamıma...
İşte tam karşımda dersim
Yalnızlık üzerine, yalnızlar üzerine ne yazıldıysa ve yazılacaksa.
İşte tam karşımda cevabı...
Noktaların birarada olduğu dünyada
İnsanlar ne birlik olabiliyor ne de dirlik.
Varsın olsun bozsunlar moralimi,
Varsın olsun her cümlemin sonunda olsunlar,
Onlarda olmasa ben nereden öğrenecektim.
Bu çivisi çıkmış dünyanın düzenini...

31/5/2007

Bilge adam

Bilge adamın sözü, aydınlıktan dökülen su gibidir. Ama insanlar, her çağda, en karanlık inlerden fışkıran suçları içmeyi yeğlemişlerdir.

31/5/2007

Kötü günler

"Kötü günler, yapay ışıklar aşıla aşıla geçermiş. Tıpkı dağda, ilkbaharda, bir akarsudan karşı tarafa geçilmek istendiğinde bir kaygan taştan diğerine geçildiği gibi."

Tonios Kayası
Amin Maalouf

31/5/2007

Manevi hayatımız

"Bizim manevi hayatımızın kapitalleştirilmesi ve cinselliğin sadece para ile değerlendirilmesi bizim gelecekteki nesillerimiz üzerinde olağanüstü zararlara yol açacaktır."

Hitler
Kavgam

31/5/2007

En kötü an

"Meselenin en kötü yanı, dinin, siyasi çıkarlar uğruna kullanılmasının meydana getireceği zararlardır."

Hitler
Kavgam

Kategorilerim

    Kategori yok

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı