BİTMİŞ BİR SEVGİ ÜZERİNE...
Masal gibi başlayan herşey bitmiyor, masal gibi...
Gökten 3 elma düşmüyor insanın başına...
İnanmak zor geliyor inanmak...
Sabahlara kadar el ele oturmalar...
Dizlerinde uyumalar...
En ateşli öpüşmeler, sadece bir cümleyle bitiyormuş...
Ve gidenin ardından dökülüyormuş mısralar...
Sarılınca dünya durur gibi gelirdi...
Yalanmış,yalanmış...
Ölümü kabullenememeyi anlarım ama verilen emekler...
Bir cümleyle biter mi?
Bitiyor işte ve ben ordan öyle seyrediyorum...
Yaptığım en iyi şey en güçlü olmam gereken zamanda hıçkırarak ağlamak...
Ne kadar basit ne kadar kolayca...
Kızıyorum kendime kızıyorum...
Mısralara akan kelimeler içime akan zehir...
İçimde kaldıkça beni öldürüyor, bitiriyor...
Seni görünce parlayan gözler artık parlamıyor...
Seni görünce açılan kollar artık açılmıyor...
Sarılınca kalbinin sesini duymuyor...
Öpmüyor o dudaklar artık öpmüyor...
Ve nedenini bilmediğin yada bilemediklerinden dolayı bitiyor rüyalar...
En güzel yerinde uyanmak uykunun, gece 3- 5 nöbetine gitmek...
Kurduğun hayallerin başka bahara kalması...
Hatta o baharın hiç gelmeyeceğini bilmek ne acı tanrım ne acı...
Direnmek hayata, insanlara, kadere...
Ama kendi kendimize direnememek, istenmeyen kişi olmak...
Bunu şimdi yazıyorum ve biliyorum ki...
Geçmiş, geleceği müjdelemiyecek bana...
Kendisini sevgisine adamış bir adamın zehiri bu kelimeler...
Bırakında bu beyaz kağıtta kalsın...
Bırakında hayat bir daha aynı rolü verirse...
Oynamasın, çıkmasın sahneye...
Bahaneler üretsin kendince...
Severek ayrılmak ve sevdiğinin sevmediğini bilmek...
Bunu kaldırmak zor heryerde...
İyilikten marazın doğduğu dünyada...
Topladığı çiçekleri atmaktan başka çaresi olmayan...
Geçen günlere acıyan, ağlayan, elinden birşey gelmeyen adamın...
Sözleri bunlar...
O kadar...